Abdülhamit’in Saati İçin 1.1 Milyon Lira Ödeyen İş Adamı Hakan Kaplan 25 Nisan 2026 Ankara’da dertlerini anlatmaya çalışan madenciler, gözaltına alınarak tartaklandı. Açlık grevine başlayan işçiler, Enerji Bakanlığı’na yürümek istediklerinde biber gazıyla saldırıya uğradılar. Maden sahibi Sebahattin Yıldız, sorunların kaynağına dair “Söylenenler doğru değil, beş maaş değil sadece üç maaş ödeyemedik” açıklamasını yapmıştı. Yıldız, geçmişte AKP milletvekilliği yapmış ve 2010 yılında Meclis’ten “Üstün Hizmet Ödülü” almış bir iş adamıdır. Bu ödül, onun ne kadar önemli bir kişi olduğunu gösteriyor. Ancak, bu ödülün ardında ne tür hizmetler olduğuna dair pek bir bilgi yok.
Sebahattin Yıldız, Ankara’da adını taşıyan bir müze açarak arkeolojik ve etnografik eserleri sergileyen bir koleksiyon oluşturdu. Müzenin en değerli parçası, 2010 yılında bir müzayedede 1.1 milyon lira karşılığında satın aldığı II. Abdülhamit’e ait köstekli saattir. Saatin çalışır durumda olması ve 18 ayar altından yapılması, onu daha da özel kılıyor. Hürriyet gazetesinde yer alan habere göre saat, eski Türkçe rakamlarla yazılmış beyaz mineli bir kadrana sahip ve kapak yüzeyinde “Sultan II. Abdülhamid” tuğrası bulunuyor. Yıldız, müzesinde Osmanlı dönemine ait maden işlemeleri ve kendi kişisel koleksiyonunu da sergileyerek dikkat çekiyor.
Ancak Yıldız’ın iş hayatı sadece müzecilikle sınırlı değil. Yaklaşık 2.229 maden ruhsatıyla dikkat çeken Yıldız, aynı zamanda işçilere karşı sert tutumlarıyla da gündeme geliyor. İşçileri tazminatsız işten çıkarma ya da maaşlarını ödememe gibi sorunlar yaşıyor. Bağımsız Maden İş Sendikası’nın açıklamaları, işçilerin sadece maaşlarıyla değil, kıdem tazminatları ve diğer özlük haklarıyla da mağdur olduklarını ortaya koyuyor.
Sendika temsilcileri, işçilerin yasal haklarını kaybettiklerini ve bu alacakların ödenmediğini vurguluyor. TMSF dönemindeki işçiler, haklarını aramak için mücadele ediyor. Türkiye genelinde işçi hakları üzerine yapılan bu tartışmalar, tüm kamuoyunun dikkatini çekiyor. İşçilerin direnişi ve ödenmeyen alacakları, ülkenin işçi hakları mücadelesinin önemli bir parçası haline gelmiş durumda.
Sebahattin Yıldız’ın durumu ve işçilerin yaşadığı bu hak kayıpları, Türkiye’nin iş hayatındaki adaletsizlikleri gözler önüne seriyor.