Ağrı Dağı yakınlarındaki Durupınar bölgesinde yer alan gizemli yer altı oluşumları, son yıllarda yapılan gelişmiş görüntüleme teknolojileri sayesinde tarihsel bir sırrı gün yüzüne çıkarabilir. Bu devasa yapının Nuh’un Gemisi’ne ait olduğu iddiaları araştırmacılar arasında büyük bir merak uyandırdı. “Noah’s Ark Scans” isimli ekibin çalışmaları, yer altındaki radar sistemleri (GPR) kullanarak bölgenin yalnızca doğal bir kaya yapısı olmadığını ortaya koyuyor. Bağımsız araştırmacı Andrew Jones, toprağın oldukça derinliklerinde simetrik koridorlar ve merkezi bir boşluk keşfettiklerini belirtiyor. Bu bulgular, antik metinlerde tarif edilen gemi mimarisi ile dikkat çekici bir benzerlik sergiliyor.
Termografi cihazları ile yapılan ölçümler, yüzeyin altında doğal yollarla açıklanamayacak geometrik bir yapının varlığını destekleyen veriler sağladı. Bu gizemli oluşum, ilk kez 1948’de meydana gelen bir deprem ve ardından gelen yoğun yağışlarla ortaya çıkmış ve o tarihten beri bilimsel tartışmalara yol açmıştır. Bazı jeologlar, bunun yalnızca bölgeye özgü bir yer şekli olduğunu ileri sürse de araştırmalar devam ediyor.
Son yapılan ölçümler, bu yapının uzunluğunun 157 metre olduğunu ve kutsal metinlerde geçen “300 arşın” ölçüsüyle neredeyse tam bir örtüşme sağladığını gösteriyor. Bölgeden alınan 88 farklı toprak örneği üzerinde yapılan analizler ise heyecan verici bulgular sundu. Analizlerde tespit edilen yüksek potasyum oranı, buranın bir zamanlar devasa ahşap yapıların bulunduğuna dair önemli bir kanıt olarak değerlendiriliyor. Dondurucu soğuk ve toprak özellikleri, bu ahşap parçaların taşlaşarak günümüze kadar ulaşmasını sağlamış olabilir.
Ekip üyelerinden William Crabtree, oluşumun merkezine doğru uzanan ve insan geçişine uygun genişlikte tüneller keşfettiklerini ifade etti. Araştırmacıların bir sonraki adımı ise oldukça heyecan verici: Yer altındaki bu boşluklara sondaj yaparak kameralar indirmek ve iç yapıyı doğrudan görüntülemek. Eğer bu çalışmalar somut kanıtlar sunabilirse, insanlık tarihinin en köklü hikayelerinden biri, Türkiye’nin bu yüksek yaylalarında yeniden yazılacak.