Meral Akşener, Hatay’da: “14 Mayıs’tan Sonra Bu Yıkımın Ayağa Kaldırılması İçin Gereken Her Şey Bilim, İnanç, Liyakat, Şeffaflık ve Hesap…

Haber: MAHİR BAĞIŞ – Kamera: FATİH NAZIM EFE

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Hatay’da; “Bağıra bağıra iktidara şunları yapın diyorum. Ama anlaşıldı ki yapılmayacak, 14 Mayıs seçiminden sonra Allah bizlere nasip edecek ve bu yıkımın tez elden ayağa kaldırılması için gereken her şey bilim, inanç ve liyakat, ciddiyet, şeffaflık, hesap verilebilirlik üzerinden yerine getirilecek” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu; bugün deprem bölgesi Hatay’ı ziyaret etti. Akşener ve İmamoğlu’na, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş da eşlik etti. Akşener ve İmamoğlu, İBB Afet Koordinasyon Merkezi’nde yürütülen çalışmalar ile ilgili yetkililerden bilgi aldı.

Akşener, burada yaptığı konuşmasında; basın emekçilerine teşekkür eti, depremlerde vefat edenlere rahmet ve yakınlarına başsağlığı diledi. Akşener, şunları dile getirdi:

“ÇOK BÜYÜK BİR AFET AMA İKTİDAR ELİYLE, BU UCUBE SİSTEMİN GETİRDİĞİ BİR SONUÇ OLARAK DA ASRIN FELAKETİNE DÖNÜŞMÜŞTÜR”

“İki belediye başkanımızdan dinlediklerimiz epeyce bir mesafe alındığını gösteriyor, içimize su serpti. Bu işin iyi yanı ama Sayın İmamoğlu, İstanbul depreminden bahsetti. Türkiye, beka kelimesi üzerinden seçim yaptı, birbirini suçladı. Sanki bu ülkeyi bir taraf satacakmış bir taraf sattırmıyormuş gibi, yani bir taraf hain bir taraf da o hainliğe karşı çıkarmış gibi lanse edildi, propagandası yapıldı, birbirimize düşürüldük. Bu deprem bize gösterdi ki asıl yaşadığımız Türkiye’nin bekası ile ilgili sorunlarımız iş bilmemezlikten kaynaklanan hatalar, kusurlar sonucunda ortaya çıkan acılar. Hakikaten çok büyük bir afet ama iktidar eliyle, bu ucube sistemin getirdiği bir sonuç olarak da asrın felaketine dönüşmüştür. Devletin memuru, bürokratı olması gerekenler iktidarın il, ilçe başkanı gibi çalışmaya zorlanmaları sonucunda, devlet dediğimiz kavramın içindeki ciddiyetin ortadan kalkması, liyakatsizliğin gündemde olması neticesinde bu deprem sonrasında yaşananların tamamen bir beceriksizlik sonucu olarak ortaya çıktı.

“DEPREM ESNASINDA BİZ RAKİP DEĞİLİZ. DEPREM BÖLGESİNE İKİNCİ GELİŞİMDE ROZET TAKTIM, ROZETSİZ GELDİM BURAYA”

Bu ülkenin İstanbul Depremini aynı şaşkınlıkla, beceriksizlikle karşılar ve yönetirsek, tedbirini almazsak eğer bu bölgedeki gibi bir deprem olduğu takdirde gerçekten Türkiye’nin beka sorunu tavan yapar. Tedbir alınması lazım. Sayın Erdoğan’ın bu ülkenin cumhurbaşkanı olarak o sabah en geç 08.00’da bütün partilerin genel başkanlarını toplayıp, fikirlerimizden faydalanıp bir araya gelseydik, fikirlerimizi söyleseydik büyün imkanlarımızı bir araya getirseydik bu deprem nasıl yönetilirdi? Dertlerin çözümü çok daha hızlı nasıl sağlanabilirdi? Bu sistemin bir sonucu olarak dediğim dedik çaldığım düdük sonucu yaşadık. Deprem esnasında biz rakip değiliz. Deprem bölgesine ikinci gelişimde rozet taktım, rozetsiz geldim buraya. Çünkü orada ‘kim kimdir’in önemi yok. Bu aziz millet, büyün bu kutuplaştırma çabalarının bir işe yaramadığını, darda kalındığı zaman gücünü imkanlarını bir araya getirdi ve buradaki acıyı dindirmeye çalıştı. Bundan ders çıkardığımız takdirde bu ülke her türlü problemini çözer.

“SİVİL SAVUNMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NÜN İYİLEŞTİRİLMESİNİ SAĞLAYIP AFAD’I KURABİLİRDİNİZ”

AFAD önemli bir kurum ama bir de Sivil Savunma Genel Müdürlüğü vardı. 2009’da değiştirildi. 7 bin civarında memur vardı ama onun her birinin eğittiği sivil insanlardan da oluşan 35 bin kişi vardı. Bütün afetler üzerinde eğitilmiş sivillerden oluşan, maaş ödemediğiniz vatandaşlık görevini yerine getirdiği bir sistemdi. Onun iyileştirilmesini sağlayıp AFAD’ı kurabilirdiniz. Buna karşılık bambaşka bir sistem içerisinde kurdunuz, hayata geçiremediniz ve her ilde bulunan AFAD memurlarının sonuç itibariyle sayıları az. Bütün bunların bir araya gelip afetlerde milletimize yardım ettiği o koordinasyon ortadan kalktı.

“İMKANLARIN BİRLEŞTİĞİ BİR SİSTEMDE ÇOK DAHA ÇABUK BU İŞİN İÇİNDEN ÇIKABİLİRDİK”

Siz bu dediğim konuda uzman askeri kışlada tutarsanız, sarayın dışına çıkmadığınız sokağı bilmediğiniz için ne söylenirse ona inanırsanız sonuç itibariyle böyle bir becerisizlikle karşı karşıya kalır insanımız acı çeker. Cumhurbaşkanı bizden sonra büyükşehir belediye başkanlarının tümünü toplasaydı AK Partili bir belediyenin bulunduğu şehre CHP’li, CHP’li belediyenin bulunduğu şehre de bir AK Partili bir belediyenin yardımcı olmasını sağlasaydı, bu koordinasyonu bizzat kendi yapsaydı hem imkanlar çoğalırdı, hem de insanlar ile imkanların birleştiği bir sistemde çok daha çabuk bu işin içinden çıkabilirdik. Onun yerine düşmanlaştırma tercih edildi.

“BELEDİYELERİN YAPTIĞI YARDIMLARIN ÖNÜNE GEÇİP DE ONA AK PARTİLİ BİR SİSTEM HALİNE GETİRECEK BİR YOL BULUNUYORSA AYIPTIR, GÜNAHTIR”

Biz İYİ Parti olarak bir küçük STK gibi çalıştık, 17 belediyemiz var belediye başkanlarımız da çok gayret ettiler ve bireysel olarak hem kendimizin hem de dostlarımızın imkanlarını harekete geçirdik. 654 tır doldurulup deprem bölgelerine iletildi. O bir dayanışmaydı, vatandaşın imkanıydı. Bugün belediyelerin yaptığı yardımların önüne geçip de ona AK Partili bir sistem haline getirecek bir yol bulunuyorsa ayıptır, günahtır. Bari burada bu kurnazlığı bırakın be kardeşim. İktidarın da sizlerin elini tutup onların da bu işe girmesi ve bazı hızlı hareket etme kabiliyetlerini ortaya koyması lazım. Belediyelerin imkanları artık yetmez merkezi bütçenin devreye girmesi lazım.

“14 MAYIS’TAN SONRA BU YIKIMIN AYAĞA KALDIRILMASI İÇİN GEREKEN HER ŞEY LİYAKAT VE HESAP VERİLEBİLİRLİK ÜZERİNDEN YERİNE GETİRİLECEK”

Milletimiz üstüne düşeni yaptı ama onların da artık imkanı kalmadı. Türkiye zaten ekonomik olarak çok berbat bir süreçten geçiyor. Ankara’daki depremzedelerin sert talep ettiği bir şey var; şehirlerine dönmek istiyorlar. Onun için de mutlaka bir barınma alanına ihtiyaçları var hiç değilse prefabrik eve ihtiyaçları var bunun planlanası lazım. Bunu yapma için yanımda oturan arkadaşlarımla iktidarın oturup konuşması lazım. 14’ünde seçim var bu seçime yönelik aynı aymazlıklar, aynı kutuplaştırmalar aynı kurnazlıklar yapıldığı takdirde yazık olur buralara. Esnaf olanların durumu ne olacak, bitmiş. Esnaflarla ilgili işini devam ettirecekse gereğinin yapılması gerekiyor. Dükkanından mağazasından tutun ondan sonra satacağı mal la ilgili faizsiz kredi başta olmak üzere yatırım yapılması o insanların ayağa kaldırılması lazım, göçün engellenmesi lazım. Kayıp çocuklar oluyor deprem zamanı o çocuklara mutlaka sahip çıkılması gerekiyor. Bağıra bağıra iktidar şunları yapın diyorum ama anlaşıldı ki yapılmayacak, 14 Mayıs seçiminden sonra Allah bizlere nasip edecek ve bu yıkımın tez elden ayağa kaldırılması için gereken her şey bilim, inanç ve liyakat, ciddiyet, şeffaflık, hesap verilebilirlik üzerinden yerine getirilecek.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir