Küçük Bir Türk Şirketi, Dünya Devi Apple’a karşı!

Belki hatırlayanlar vardır; dünyanın en büyük oyun firmalarından Epic Games 2020’de Apple’a dünya ticaret tarihinin belki de en büyük davalarından birini açmıştı. Çünkü Apple uygulama mağazası AppStore’u vergiye bağladı ve oradan yapılan her uygulama satışından, satın alınan her abonelikten bir devlet gibi %30 pay alıyordu. İrili ufaklı uygulama geliştiricilerin hepsinden milyarlarca dolar para kazanıyordu.

Epic Games’te bu firmalardan biriydi. Hatta kendi oyunlarından Fortnite’i App Store’da yayınlayamamıştı ve dava sırasında Apple’ı kendi silahıyla vurmuştu.

Bir zamanlar Apple’ın IBM’i hedef gösterdiği reklamdaki karakterleri Fortnite karakterleriyle değiştirerek, ekrana bu kez gözlüklü ve içinden kurtlar çıkan bir elma çıkartmıştı. 

Belki de bu reklamın gücüyle, Epic Games bu savaşı kazandı. Üstelik hem Apple’a hem Google’a karşı.

Şimdi aynı savaşı bir Türk şirketi verecek, peki nasıl?

Çinlilerin uluslararası savaşlarda uyguladığı meşhur bir ticari savaş taktiği var. Bu taktiğin adı Shanzhai. Bu taktiğe göre, ticarette galip gelmek için yapmanız gereken tek şey taklit etmek. Üretilen ürünlere çok yakın tasarımlı ürünler üreterek başarıya ulaşma çabasını içeriyor. Ürünleri, markaların ve şirketlerin taklidini ticari marka ihlali de içerebilecek şekilde sahte tüketici ve elektronik ürünleri içerecek şekilde bir taklitten bahsediyoruz. Çin yazılım alanında bu stratejiye devam ettiği biliniyor. 

Voscreen’in başına gelen tam da bu.

Deniz Dündar Odtü mezunu bir dilbilimci. Eğitimde fırsat eşitsizliğine kafa yoruyor ve uzmanlık alanı da dil olduğu için bu alan üzerinde daha da fazla yoğunlaşıyor ve bir gün aklına dâhiyane bir uygulama fikri geliyor.

15 saniyelik dizi ve film kesitlerinden insanlara dil öğreten bir uygulama tasarlamak! Üstelik bu uygulama dünyanın her yerinde ücretsiz olacak!

Ve nihayet, 2014 de kendi ekibiyle geliştirdiği Voscreen adlı uygulamayla bu fikir hayat buluyor.

Hedefi Türkiye’den global bir dijital eğitim markası çıkartmak olarak yola çıkan Voscreen, 2016 yılında ABD’deki köklü bir üniversite tarafından dünyadaki en iyi 3. eğitim uygulamasından biri olarak seçildi.

Dünyanın her yerinden insanlar bu uygulamayla dil öğrenmeye başladı ve Voscreen dünya genelinde olduğu gibi Çin’de de popülerleşmiş ve Çin’den finansal destek için Çin hükümetine ve yetkililerine başvuru yapmıştı. O sırada ortaya çıkan Covid-19 salgınıyla tüm bu süreç askıya alındı. 

Şimdi günümüze dönelim. 

Mart 2023’te Deniz Dündar bir paylaşım yaptı. Geliştirdikleri ve 10 yıldır üzerinde çalıştıkları Voscreen uygulamasının “çakması” yapılmıştı. Üstelik bu uygulama, yaklaşık 1 yıldır ABD, İngiltere, Tayvan, Çin ve Hong-Kok gibi ülkelerde AppStore’da indirme sayısı milyonlara ulaşmıştı. 

Bunun ne demek olduğunu bir düşünelim. 

Uygulamamızı bir şekilde kulaktan kulağa duyan birisi geliyor, uygulama adını AppStore’da aratıyor ve ismiyle logosuyla tüm özellikleriyle çalınmış uygulamayı bir şekilde en üstte görünüyor ve indiriyor…

Sonuç; O güne kadar yaptığınız tüm yazılım ve tüm emeğiniz çöp!

Yaşanan bu durum karşısında Deniz Dündar kişisel olarak yasal süreç başlattı. Apple’ın bu işe kulak kesilmesi tabii ki beklenmiyordu ancak Deniz Dündar ve ekibi süreci sosyal medyaya taşımaya karar verdi. Olan tüm kaynağını bu kampanyaya yatırdı. Davayı kazanırsa ve Apple‘ın uğrattığı tüm zararı tazmin ederse, Twitter’da katkı sunan herkese pay verecekti. Bu tazminatın üç kalemde gerçekleşeceğini iletiyorlar. Apple’ın çakma uygulamalar üzerinden elde ettiği %30’luk komisyon geliri, Voscreen’in uğradığı ve uğrayacağı maddi zarar ve manevi tazminat…

Bir şirket henüz cebinde olmayan bir parayı neden böyle bir kampanya için harcar ki?

Çünkü ABD’de hukuka göre haklı bir davanız varsa, tüm insanlar sizi konuşmalı ve zarara uğradığınıza inanan geniş kitleler etrafınızda toplanmalı. Eğer haksızsanız ABD’de hukuk sistemine göre ceza size kesiliyor. Eğer doğru ise, avukatlarla birlikte dava ile anlaşma yoluna varılır. İşte bu nedenle #AppleVoscreenCase hashtagi ile süreci ilerletmeye karar verildi.

Ve böylece dava hazırlıkları başladı. Voscreen dünyanın her yanına yayılmış bir hukuk ordusuna sahip olmasa da dava için elinden geleni yapıyor.  Voscreen adına Deniz Dündar Çin ataşeleriyle görüşüp anlaşma yoluna gitmek istediklerini iletmiş ve oradaki yasal sürece dair yazışmalar sürdürülmüştü. Ancak Çin çok içe kapalı bir ülke, bizim erişebildiğimiz çoğu dijital hizmetin yerli malı orijinal çakmasını(!) kullanıyorlar. Apple ise bunu sadece içe dönük bir App Store yayınlayarak çözmüş. Huawei de Çin’de benzer şekilde bir politika yürütüyor ve Deniz Dündar tarafından aynı uygulamanın Huawei’nin uygulama mağazasında da yayınlandığı iletiliyor.

Kim bilir irili ufaklı daha kaç uygulama bu tekelleşmenin kurbanı olacak. ‘Çinli şirketler 40 yıldır bu yasa dışı uygulamaya devam ediyor.’ şeklinde açıklama yapan Dündar, fikri mülkiyet ihlallerine uğrayan ilk ve son kuruluşunun kendi uygulaması olmadığının altını çiziyor.

Voscreen için sürecin nasıl ilerleyeceğini bize zaman gösterecek, bizler de bu uygulamanın takipçisi olacağız.

Linkedln

Twitter

Instagram

Bu makalede öne sürülen fikir ve yaklaşımlar tamamıyla yazarlarının özgün düşünceleridir ve Onedio’nun editöryal politikasını yansıtmayabilir. ©Onedio

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir