Çalışan kız çocuklarının sayısı arttı, okullaşma oranı düştü

Bugün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. Ancak resmi verilere göre bugün Türkiye’de 5-17 yaş grubunda 720 bin, sendikaların hesaplamalarına göre 2 milyonu aşkın çocuk işçi bulunuyor.

Ya kendi ihtiyaçlarını karşılamak için ya da ailesine maddi destek sağlamak için çalışmak zorunda kalan bu çocuklar, sağlık ve barınma ihtiyaçlarına eşit bir şekilde ulaşamıyor.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2021 yılına ilişkin açıkladığı güncel veriler de çocukların işgücüne katılım oranındaki artışı, okullaşma oranındaki düşüşü gözler önüne serdi.

İŞGÜCÜNDEKİ ÇOCUK ORANINDA ARTIŞ

Hane halkı İşgücü Araştırması 2021 yılı sonuçlarına göre; 15-17 yaş grubundaki çocukların işgücüne katılma oranı yüzde 16,4’e çıktı. Bu oran bir önceki yıl yüzde 16,2 idi.

Kız çocukların işgücüne katılım oranının ise 2020’den 2021’e 0,9 puan arttığı görülüyor.

İşgücüne katılma oranı cinsiyete göre incelendiğinde, bu oranın erkek çocuklar için yüzde 22,9, kız çocuklar için yüzde 9,5 olduğu görüldü. 2020’de ise bu oran erkek çocuklar için yüzde 23,4, kız çocuklar için yüzde 8,6 idi.

Kaynak: TÜİK

OKULLAŞMA ORANI DÜŞTÜ

İşgücüne katılan çocuk oranındaki artışın yanı sıra, okullaşma oranındaki düşüşler de dikkat çekiyor.

TÜİK’in açıkladığı Milli Eğitim Bakanlığı örgün eğitim istatistiklerine göre; okul öncesi eğitim seviyesinde 5 yaş net okullaşma oranı, 2019/2020 öğretim yılında yüzde 71,2 iken 2020/2021 öğretim yılında yüzde 56,9’a indi.

Aynı dönem aralığında ilkokul seviyesinde net okullaşma oranı yüzde 93,6’dan yüzde 93,2’ye gerilerken; ortaokul seviyesinde net okullaşma oranı ise yüzde 95,9’dan yüzde 88,9’a düştü.

PANDEMİDE OKULLAR KAPANDI, ÇOCUK İŞÇİLİĞİ ARTTI

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Türkiye Ofisi Kıdemli Program Yöneticisi Nejat Kocabay, pandemide okullar kapanınca çocuk işçiliğinin arttığına dikkat çekti ve özellikle de Gaziantep ve İstanbul’dan aldıkları bilgilerin çocuk işçi sayılarında artış olduğu yönünde olduğunu anlattı.

Pandeminin ülke genelinde sosyal hayatı kısıtlayıcı önlemler alındığı ve okulların kapatıldığı dönemde uzmanlar, işgücüne katılan çocukların tekrar eğitim hayatına dönmeyebilecekleri konusunda uyarılarda bulunmuştu.

İSİG Meclisi’nden Kansu Yıldırım, “Hem küresel ekonomik krizler hem de pandemiyle birlikte okulların kapanması ve üretim-bölüşüm ilişkilerindeki bozulmalar, daha çok yoksullaşmaya yol açtıkça çocuk işçi sayısı da artıyor” dedi.

EVE MADDİ DESTEK SAĞLAMAK İÇİN ÇALIŞIYORLAR

Türkiye’de çocukların çalışma nedenlerine bakıldığında ise, öne çıkan birinci nedenin ‘ailelerine maddi destek sağlamak’ olduğu görülüyor.

TÜİK’in Türkiye’deki çocuk işçiliğine ilişkin son verisi 2019’a ait olmakla birlikte, bu verilere göre çalışan çocukların çalışma nedenlerinde ilk sırayı yüzde 35,9 ile “hanehalkının ekonomik faaliyetine yardımcı olmak” alıyor.

Bunu, yüzde 34,4 ile “iş öğrenmek, meslek sahibi olmak” izlerken, yüzde 23,2 ile “hanehalkı gelirine katkıda bulunmak” takip etmişti.

Çocukların yüzde 6,4’ü ise “kendi ihtiyaçlarını karşılamak” amacıyla çalışmıştı.

İŞ CİNAYETLERİNDE HAYATLARINI KAYBEDİYORLAR

İşgücünde olmak çocukları eğitim hayatından uzak tutarken, hayattan da koparabiliyor.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin (İSİG Meclisi) iş cinayetleri raporu, 2021’de en az 2 bin 170 işçinin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiğini, bu emekçilerden 21’inin 14 yaş ve altı ve 41’inin de 15-17 yaş arasındaki çocuk işçiler olduğunu ortaya koymuştu.

2022’nin ilk 3 ayında ise en az 347 işçinin hayatını kaybettiği, bu işçilerin birinin 14 yaş ve altı olduğu, 5’inin ise 15-17 yaş arasında olduğu ifade edildi.

‘YOKSULLAŞMA ARTTIKÇA ÇOCUK İŞÇİ SAYISI ARTIYOR’

Sozcu.com.tr’ye konuşan İSİG Meclisi’nden Kansu Yıldırım, Türkiye’de çocuk işçilerin büyük bir bölümünün tarım, inşaat, sanayi, hizmet gibi emek yoğun sektörlerde çalıştığına dikkat çekerek, işçi sağlığı ve güvenliği tedbirleri sağlanmadan istihdam edildiklerine dikkat çekti.

“Birleşmiş Milletler tarafından köleliğin ve çağdaş formlarının yasaklanmasının üzerinden 73 yıl geçmesine rağmen çok kritik bir tablo var. ‘Modern kölelik’ olarak adlandırılan çok tehlikeli şartlarda çalıştırılan, temek haklarından mahrum bırakılan çocuk işçi sayısı 2016’da 72,5 milyon iken 2021’de 79 milyona yükseldi” diyen Yıldırım,

“Hem küresel ekonomik krizler hem de pandemiyle birlikte okulların kapanması ve üretim-bölüşüm ilişkilerindeki bozulmalar, daha çok yoksullaşmaya yol açtıkça çocuk işçi sayısı da artıyor” değerlendirmesinde bulundu.

‘GERÇEK SAYILAR PERDELENİYOR’

TÜİK verilerine göre, yüzde 70,6’sı erkek ve yüzde 29,4’ü kız çocuğu olmak üzere 720 bin çocuk işçi bulunduğunu da anımsatan Yıldırım, “Türkiye’de çocuk işçiliğin gerçek boyutları ise verilerde perdeleniyor. Çocuk işçiliğin azaldığına dayanak gösterilen istatistiklerde başta göçmen çocuklar ve sayısı 1,5 milyonu bulan çırak, stajyer ve meslek eğitimi gören öğrenci olmak üzere çocuk işçiliğin ana gövdeleri eksik gösteriliyor” diye konuştu.

Sermaye yanlısı birikimin ve büyümenin ön koşullarından birisinin çocuk emeği sömürüsü olduğunu belirten Yıldırım, şöyle devam etti:

“İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi olarak öncelikle çocuk işçilik yasaklanmalıdır diyoruz. Kayıtdışı çocuk işçi çalıştırılan kişi ve kurumlara göz yumulmamalı, caydırıcı cezalar verilmelidir. Çünkü çocuk işçiliğinin ve çocuk iş cinayetlerinin önlenmemesinde cezasızlık kültürü de etkilidir. Tüm çocuklar ücretsiz ve detaylı sağlık taramasından geçirilmelidir. Yeterli, sağlıklı ve dengeli beslenme imkânı sağlanmalı, bağışıklık sistemleri kuvvetlendirilmelidir.”

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*